Evcil Hayvan Sahibi Olmanın Çocuk Gelişimine Etkisi

Daha önceki yazılarımdan birinde evcil hayvan sahibi olmanın faydalarını anlatmıştım. O yazıda kısmen değindiğim çocuklarla ilgili kısım için daha ayrıntılı bir yazı yazmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. Çünkü; bir insanın kişiliği 0-7 yaş arasında oturmaktadır. Uzmanlar, bir çocuğu diğer canlılara karşı duyarlı, daha da önemlisi merhametli bir birey olarak yetiştirmek için, küçük yaşlardan itibaren doğa ve hayvan sevgisinin aşılanması gerektiğini söylüyorlar.

Pek çok bilimsel çalışma gösteriyor ki; evcil hayvanların, çocukların gelişimine yönelik çok sayıda faydası bulunmaktadır. Bunlar; bedensel ve zihinsel sağlıkta iyileşme, stresi azaltma, fiziksel aktivitede artış, sosyalleşme, empati, sorumluluk bilinci, iletişim becerilerinin geliştirilmesi ve soyut kavramların anlatılmasını kolaylaştırma şeklinde özetlenebilir.

Bedensel ve Zihinsel Sağlıkta İyileşme

Avustralya ve Birleşik Krallık’ta, köpek sahibi olan ailelerdeki 5 ile 12 yaş arasındaki çocukların; yürüme ve aktif oyun sebebiyle artan fiziksel aktiviteye bağlı olarak, yaşıtları olan hayvan sahibi olmayan çocuklara oranla vücut kitle endeksi bakımından daha sağlıklı olduğu sonucuna varılmıştır.

Time’da yayınlanan bir makalede evcil hayvanların dışarıdan eve taşıdığı mikroplara maruz kalan bebeklerin gelişmekte olan bağışıklık sistemlerini olgunlaştırarak güçlendireceği belirtilmiştir.

Aynı zamanda Finlandiya’da yapılan bir araştırma, köpeklerle büyüyen çocukların soğuk algınlığı ve diğer solunum yolu hastalıklarına yakalanma riskinin düşük olduğunu ortaya koymuştur.

Stresi Azaltmaya Etkisi

New York’taki Bassett Tıp Merkezi araştırmacıları, ortalama yaşı 6.7 olan 4 ile 10 yaş aralığındaki 643 çocuğun %58’i köpek sahibi olan ailelerin 18 ay boyunca izlenmesi sonucunda, evde köpeği olan çocukların % 58’i arasında, köpeği olmayan çocukların %21’ine kıyasla kaygı tarama testinde % 12’si daha pozitif çıkmıştır.

Araştırmacılar; dostça bir köpek ile etkileşimde olmanın, kortizol seviyesinin düşmesi ve oksitosin seviyesinin artışına bağlı olarak stres düzeylerine olumlu etki yaptığını açıklamışlardır.

Fiziksel Aktivitenin Artışı

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) tarafından 2007 – 2008 yılları arasında yapılan araştırmaya göre 2 ile 19 yaş aralığındaki çocukların %17’sinin obez olduğunu, ayrıca 6 ile 19 yaş arasındaki çocuklardaki obezitenin son 20 yılda üç katına çıktığını ortaya çıkarmıştır.

St George’s, Londra Üniversitesi’ndeki araştırmacılar; 9 ve 10 yaşlarındaki 2065 çocuğun (çocuklardan 202’si köpek sahibi olan 78 adet okula gidiyor) hareket düzeylerini kaydetmek için aktivite monitörleri kullanarak; köpekli çocukların günde ortalama 325 dakika fiziksel aktivite yaparak, köpeği olmayan çocuklara göre 11 dakika daha fazla zaman harcadığını, ayrıca fazladan 360 adım (%4) attığını ortaya çıkarmıştır.

İletişim Becerisisi ve Sosyalleşme

Hayvanlarla iletişimde olan çocukların sosyal becerilerinin geliştiği bilgisi herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir. Utangaç mizaca sahip ya da otizmli bir çocuğun kendi yaşıtları ile iletişim kurmakla ilgili yaşadığı sorunlar bir evcil hayvan sayesinde kolaylıkla çözülebilmektedir.

Evcil hayvanların kişiler arasında ”buz kırıcı” olmak gibi bir özelliği vardır. Veteriner ziyaretleri sırasında, hayvanın gezdirilmesi, bazen de ihtiyaçlarının temin edildiği alışverişlerde farklı insanlarla iletişim kurulmasına katkısı büyüktür. Bu da çocuğun iletişim ve sosyalleşme becerilerini kuvvetlendirir.

Missouri Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalar, evde evcil hayvanı olan çocukların; kendilerini tanıtma, bilgi isteme ve insanların sorularına yanıt verme olasılığının yüksek olduğunu ortaya çıkarmıştır. Özellikle otizmli çocukların daha zor etkileşim kurduğu göz önünde bulundurulunca, bu çocuklardaki özgüven artışı son derece değerlidir.

“Bence insanlar, beşiklerinden itibaren tüm mantıklı yaratıklara karşı şefkatli olmaya ve hiçbir şeyi bozmamaya ya da hiçbir şeyi israf etmemeye alışmalılar.”

John Locke

Empati

ABD ve Birleşik Krallık’ta yapılan pek çok araştırma, bir evcil hayvana bağlanma ile empati arasında büyük bir bağlantı olduğunu göstermiştir. Empati sahibi bir çocuk yetiştirmek; dünyaya, bencil olmayan, başka insanları ya da farklı canlıları da düşünen, onlara merhamet gösteren bir insan kazandırmak anlamına gelir. Empati, aynı zamanda yüz ifadeleri ve beden dilinin de okunabilmesi yeteneğidir. Bir hayvanın konuşmadan da anlattığı pek çok şey vardır. Hayvanlarla iletişim kuran çocukların, başka insanlara karşı da empati yeteneği kazanacağı son derece gerçektir.

Sorumluluk Bilinci

Evcil hayvan sahibi olmak, çocuklara sorumluluk bilinci kazandırmak için harika bir yoldur. Ancak çocuğun yaşı ve bakılacak hayvanın türü bu sorumluluk öğrenme sürecinde göz önünde bulundurulmalıdır. 10 yaşından daha küçük bir çocuğun bir köpeğin tüm ihtiyaçları ile ilgilenmesi pek akla yatacak bir şey değildir. Bu sebeple daha küçük çocuklara hayvanlarla ilgili belli sorumluluklar verilmeli ve yetişkinler tarafından gözlemlenmelidir.

Çocuğun yaşına ve yapabileceklerine göre görev tanımlaması yapılması, bu süreçte çok fazla sorumluluk yüklenerek bunaltılmaması son derece önemlidir. Ancak yine de evdeki hayvanın hangi bakımından sorumlu olduğu konusunda en başından anlaşma sağlanması büyük bir gerekliliktir.

Çocukların, kısmen de olsa bir hayvanın sorumluluğunu aldığının farkında olması, özgüveni açısından da faydalı olacaktır. Ayrıca verilecek isim konusunda fikrinin alınması çocuğun hayvanı daha fazla sahiplenmesini, ihtiyaçları konusunda daha duyarlı olmasını sağlayacaktır.

Çocuğa kazandırmak istediğiniz alışkanlığı önce anne baba olarak sizin yapıyor olmanız son derece önemlidir. Bu kural, hayvan sorumluluğu konusunda da geçerlidir. Eğer işten geldiğinizde yorgun olduğunuzu söyleyip evcil hayvanınızla ilgilenmezseniz, çocuğunuzun da benzer durumlarda sorumluluklarını yerine getirme isteği körelecektir.

Soyut Kavramların Anlatılması

Doğum, ölüm, hastalık ve başka insanların duygularını bir çocuğa anlatmak anne babalar için son derece zordur. Bunu yaparken çoğu zaman bir yetişkinin anlayabileceği şekilde tanımlamalar yapılır. Dolayısıyla bu, çocuklarda kafa karışıklığının yaşanmasına sebep olabilecek ve kaygı seviyesinin artması gibi bir sonuç doğuracaktır. Evcil hayvan sahibi olmak; doğum, hastalık, ölüm gibi durumların, çocuk tarafından travmatik durumlar yaşanmadan atlatılmasını mümkün kılacaktır.

Eğer evde yaşayan bireylerin tamamı bir hayvan sahibi olmayı isterse o zaman da bilinmesi gereken bir kaç önemli detay var. Evde yaşayan herkesin tüm bunlarda uzlaşması, evde yaşayan kişilerin ve sahiplenilen hayvanın mutluluğu için son derece önemlidir. Onlara da kısaca değinmek isterim.

Evcil Hayvan Sahibi Olurken Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

  • Bir hayvan sahiplendiğinizde ortalama 15 yıl sizinle olacağını unutmamalısınız.
  • Sahipleneceğiniz hayvanın da fiziksel ve duygusal anlamda ihtiyaçları bulunduğunu unutmamalısınız.
  • Hayvan sahibi olmak sabır, özveri ve hoşgörü ister. Sahiplenilecek hayvanın türüne göre; düzenli veteriner ziyaretleri, beslenmeleri, bakım ve temizlikleri, gezdirilmeleri, tuvalet ihtiyaçları olacağını asla unutmamalısınız.
  • Bir hayvan sahibi olurken, mutlaka yaşam tarzınızı göz önünde bulundurmalısınız. Köpeklerin en azından günde 2 kez (sabah ve akşam) dışarı çıkarılması gerekir, kedilerin kumlarının düzenli temizlenmesi ve sularının her gün tazelenmesi çok önemlidir. Bunları yapabilmek için evde geçirdiğiniz zamanın yeterli olduğuna emin olmalısınız.
  • Sahiplenmeyi düşündüğünüz hayvan için araştırma yapmayı ihmal etmeyin. Irkına göre her hayvanın yaşam alanı ihtiyaçları değişkenlik gösterir. Eğer sahipleneceğiniz hayvan sizin koşullarınıza (yaşadığınız kentin iklimi, evinizin kapasitesi vs..) uygun değilse tercihlerinizi gözden geçirmeyi unutmayın.
  • Bazı insanlar hayvan sahibi olduktan sonra kedi, köpek tüylerine karşı alerjik olduğunu farkeder. Bir hayvanı sahiplendikten sonra ondan vazgeçmeniz hem hayvanın hem de çocuğun duygusal anlamda zarar görmesine sebep olacaktır. Kendinizin ve evdeki diğer kişilerin sağlık durumunun, bir hayvanla yaşamak için uygun olduğundan emin olmalısınız.
  • Sahipleneceğiniz hayvanın mizacı ve geçmişte yaşadıkları hakkında bilgi sahibi olmanız son derece önemlidir. İlk kez hayvan sahiplenecekseniz ya da evde küçük bir çocuğunuz varsa agresif, hırçın ya da geçmişte kötü deneyimler yaşamış bir hayvana bakmakta sorun yaşayabilirsiniz. Doğru hayvanı seçtiğinizden mutlaka emin olmalısınız.

Son olarak; eğer evinizde bir kedi ya da köpekle yaşamaya karar verdiyseniz bunun tek yolunun pet shop’lardan satın almak olmadığını, daha önce parayla alınmış ama vazgeçilmiş çok sayıda hayvanın barınaklarda sizi beklediğini hatırlatmak isterim. Satın Alma, Sahiplen diyerek son sözümü söylüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir