Hayvanlar ve Oyun

Hayvanlar birbirleriyle oyun oynarlar mı? Peki sadece oyun mu oynarlar , yoksa belli kuralları var mıdır? Hayvanların ahlak anlayışı var mıdır? Hayvanlar birbirleri ile oynarken etik davranırlar mı? Aralarında işbirliği, affetme, özür dileme, hatasını kabul etme ve güven gerektiren sözsüz anlaşmalar var mıdır?

Bir hayvan sahibi olun ya da olmayın, bu yazıyı okuduktan sonra belki de hayvanlara bakış açınızı kökten değiştirebilecek bir takım bilimsel bilgiler okuyacaksınız. Ve belki de bu yüzden, eğer evinizi paylaştığınız bir sevimli dostunuz varsa, pek çok anlamda size benzediği fikrine kapılacaksınız.

Bir önceki yazımda Marc Bekoff’un ‘‘Hayvanların Duygusal Dünyası” isimli kitabından bahsetmiştim ve doğal ortamlarında incelenen farklı türden çok sayıda hayvanın hangi duyguları deneyimlediğini yazmıştım. Kitap o kadar iyi ve kapsamlıydı ki, sadece tek bir yazıyla anlatmam mümkün olmadı. Bu sebeple yazarın son derece geniş yer verdiği hayvanlar ve oyun ilişkisini de bu yazımda özetlemek istedim.

oyun-

Hayvanlar Neden Oyun Oynar?

‘’En sıcakkanlı üyelerin bulunduğu komünler, en iyi şekilde gelişecek ve en iyi yavruları yetiştirecektir.’’

Charles Darwin

Charles Darwin bu sözüyle ”sosyal arenada, pek oyun oynamayan hayvanların durumu, oyun oynayanlar kadar iyi olmadığına, daha sempatik olan bireylerin daha yüksek üreme başarısına ve hatta daha yüksek hayatta kalma şansına sahip olduklarını” söylemeye çalışıyor. ”En uygun olanın hayatta kalması” en başarılı rakibe atıfta bulunmak amacıyla kullanılan bir söylem. Tabi ki sosyal türler için işbirliği ve denge de büyük önem taşımaktadır. Yani aslında oyun; hayvanlar arasında sadece bir eğlence aracı değil bir nevi sosyal statü belirleme aracı olarak kabul ediliyor.

Hayvanların Ahlak ve Adalet Anlayışı

Mesela bir insan düşünün; sizinle oyun oynamak isteyen biri; saldırgan tavırlar gösterir, işbirliği yapmak ve oynamak yerine üzerinizde hakimiyet kurmaya çalışırsa sosyal görgü kuralları gereği haksız muamele gördüğünüzü hissederseniz, değil mi? Hayvanlar için de durum tam olarak böyle aslında. Hayvanlar da oyun oynarken adil davranırlar ve haksız davranışlar karşısında olumsuz tepki verirler. Bu nedenle ”adalet, evrensel olarak tanımlanmış bazı doğru ve yanlış standartlar ile değil, bireyin kendine özgü sosyal beklentileri ile ilgilidir” diyebiliriz.

Yazar, hayvanlarda sosyal oyun davranışının ayrıntılarını ve dinamiklerini incelediklerini , hayvanların da benzer bir adalet duygusu sergilediklerine şahit olduklarını söylüyor.

Bekoff, insanların hayvanlardan farklı olarak erdemli canlılar olduğu fikrinin sadece din kaynakı olduğunu söylüyor ve bizi hayvanlardan ayıran tek şeyin, ”insan doğasını kavrama yeteneğimiz” olduğunu savunuyor. Yani bir köpek köpekliği üzerine kafa yormaz ancak başka bir köpek onun güvenini sarsmışsa bunu bilir ve bu sebeple ileriki bir zamanda diğer köpeği mahçup edebilir ya da ondan uzak durabilir.

Biz insanlar; yalan söyler, hile yapar, çalar ya da öldürür ancak bir şekilde bu eylemlerimizi haklı çıkarmanın yolunu buluruz. Buna rağmen kendimizi diğer hayvanlardan ahlaki açıdan ”üstün” görmeye devam ederiz. İnsanların bazılarında olan merhamet, nezaket ve erdem bazılarında yoktur. Aynı şekilde adil ve haksız davranış sergileyen hayvanlar da vardır. Bekoff, hayvan davranışlarını dikkatle inceleyerek, insan ahlakı dediğimiz şeyin evrimsel köklerini bulabileceğimizi savunuyor.

Köpeklerin Oyun Davranışları

Oyun sırasında köpeklerden biri fazla kendine güvenli ya da agresif davranır ya da çiftleşmeye çalışırsa, diğer köpek başını yana doğru çevirir ve şaşırmış bir halde neyin ”yanlış” olduğunu anlamaya çalışır. Oyun sırasında güven bir anlığına ihlal edilirse, oyuna devam edebilmenin tek yolu, ihlali gerçekleştiren bireyin özür dilediğini belli edecek türden jestlerle oyuna devam etmek için istekli olduğunu göstermesidir.

Aslında sosyal oyun bir şekilde adalet temeline dayanır. Oyun sadece hayvanların işbirliği yapmayı kabul etmesi, tek istedikleri şeyin oyun oynamak olması ve oyun süresince fiziksel boyutları ile sosyal sıralamadaki eşitliksizlerini bir kenara bırakmaları halinde oynanabilir.

Bekoff; Jerome ve Ferd adındaki iki köpeğin oyun davranışı ile ilgili şöyle bir anektod anlatıyor;

”Jerome, kendisinin neredeyse dörtte biri büyüklüğündeki Ferd ile oynamak istedi. Eğildi, havladı, kuyruğunu salladı, sırtüstü yuvarlandı, döndü, sıçradı ve tekrar eğildi. Hiçbir işe yaramadı. Ferd hiç tepki vermedi ve orada öylece durdu. Yaklaşık bir dakika sonra, Jerome büyük bir köpeğin idrarını yeni yaptığı çalıyı koklarken, Ferd etrafında gezindi ve birden Jerome’un boynuna atlayarak onu ısırdı, dişleri boynunda, ayakları havada asılı kaldı.

Bir an için Jerome’un onu öldüreceğini düşündüm. Ancak Jerome, silkelendi ve Ferd’i sırtından attı, eğildi ve kafasını nazikçe ağzına aldı. Sonrasında yarım saat birlikte oynadılar. Bu sırada Jerome, çok iddialı ya da adaletsiz davranmadı. Ferd’i usulca ısırdı, yuvarladı, patisiyle hafifçe vurdu. Jerome’un hareketleri biraz daha sertleşince, Ferd kuyruğunu aşağıya sarkıtıp başını iki yana sallayarak geri çekildi.

Jerome’un oyun oynama isteğini analiz ediyor gibiydi. Jerome tekrar eğildi, bu oyuna devam edecekleri anlamına geliyordu. Küçük arkadaşı ile oyun oynayabilmek için nazik ve adil olması gerektiğini biliyordu. Her iki köpek de birbirlerinin ne istediğini biliyor ve bunu elde edebilmek için işbirliği yapıyorlardı. Köpekler gerçekten çok akıllı hayvanlar, gördüklerime inanamadım.”

Oyunun Altılısı

Hayvanlarla hiç ilgisi olmayan biri bile kedilerin ne kadar oyuncu olduğunu bilirler. Çünkü bir kedinin hayatta en sevdiği iki şeyden biri oyundur. Diğer şey mi ne? Cevabı biliyorsunuz, elbette ki uyku :)) Yazar da; yavru kedilerin, şempanzelerin, ayıların ve sıçanların bitkin düşene kadar oyun oynayabileceğini söylüyor.

Aslında hayvanlar birbirlerini yenmek için değil, eğlenmek için oynarlar. Oyun eğlencelidir ve eğlence hayvanlar için iyi bir ödüldür. Hayvanlar asla hoşlanmadıkları aktivitelerin peşinde koşmazlar. Oyundan aldıkları hazzın gücü o kadar büyüktür ki, yaralanmaları ve enerjilerinin tükenmesi, buna bağlı olarak av olma ve ölüm ihtimalinden ağır basar.

Yazar, oyunun etkenlerini; ”oyunun altılısı” olarak özetliyor ve şu altı etkenden söz ediyor; ‘Esneklik, özgürlük, dostluk, muziplik, eğlence, akış”

Norveçli köpek eğitmeni Turgid Rugaas, ”On Talking Terms with Dogs” adlı kitabında, oyun sinyallerini ”sakinleştirici sinyaller” olarak tanımlıyor. Rugaas, hayvanların sadece kendilerini rahat hissettiklerinde oyun oynadıklarını, bu nedenle oyundaki doğal sevinç ve huzurun izleyen herkse yayıldığını” söylüyor. Oyun oynayan kedi ve köpekleri izlemek, bu yüzden içimizi mutlulukla dolduruyormuş demek ki :))

Oyun Sinyalleri Nasıl Verilir?

Özellikle köpekler ve köpekgiller üzerinde yapılan araştırmalar sonucu, hayvanların oyun başlatmak ve sürdürmek için çeşitli sinyaller verdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca oyunun gönüllü bir aktivite olduğu ve bireylerin tamamı kabul etmediği sürece gerçekleşmeyeceği de anlaşılmıştır.

Oyun sinyalleri yalansızdır. Agresif bir niyeti gizlemek için kullanılmaları nadir görülen bir şeydir. Hayvanlar, ”seninle oynamak istiyorum” mesajını verdikten sonra, diğer hayvan bunu kabul edip savunmasız bir hale geldiğinde saldırıya geçmez. Çünkü bu yalancılıktır.

Bir köpek oynamak istiyorsa, önce bunun için bir işaret verip talebini karşısındakine iletir. Köpeklerin oynama isteklerini anlatırken kullandıkları sinyal; vücudunu yay şekline getirip, ön patileri üzerine çömelmesi ve kalçasını havaya kaldırması, kuyruğunu da sallaması şeklinde tarif edilebilir. Ancak eğer diğer köpek buna karşılık vermezse, bu onun oynamak istemediği anlamına gelir. Bu durumda oynamak isteyen köpeğin yapması gereken şey, oradan uzaklaşmaktır.

Evcil köpeklerde, yavruların diğer yavrularla oynamasını sağlamanın en büyük avantajlarından biri, ısırığa engel olmayı, bir başkasına zarar vermemeyi öğrenmesidir. Oyun kuralları ihlal edildiğinde ve adalet bozulduğunda, oyun da bozulur.

Oyunun Yararları

🎯Oyun asla zaman kaybı değildir. Bireyin, fiziksel ve zihinsel gelişimi için gerekli bir aktivitedir.

🎯Oyun, beynin yeniden yapılandırılmasını sağlar, selebral kortekste nöronlar arasındaki bağlantıları arttırır, mantıksal akıl yürütmeyi geliştirir.

🎯Davranışsal esneklik, değişen ve öngörülemeyen çevre koşullarında uygun seçimler yapabilme yeteneğini geliştirir.

🎯Oyun, sosyalleşmeyi sağlar.

🎯Sosyal oyun; güven, işbirliği, incelik, adalet, bağışlama ve alçakgönüllülük kavramlarının öğrenilmesini sağlar. 

Oyun üzerinde yapılan çalışmalar, hayvanların oyun sayesinde adalet ve işbirliği duygusunun geliştiğini göstermektedir. Bu, oyunun bozulduğu durumlarda daha net bir şekilde anlaşılmaktadır. Oyun sırasında gerçekleşen; kendine engel olma ve rol değişimi, sosyal oyunun başlatılması ve sürdürülmesi için gerekidir. Adil bir şekilde oynandığında bunun sonucunda elde edilecek faydalara ulaşılması mümkün oluyor. Yapılan saha gözlemlerinde, aksi durumlarda oyunun adaletsiz ve işbirliksiz olmasının, doğal seçilimin kurallarına uymayan bireyleri ayıkladığını gösteriyor.

Hayvanların işbirliği yapma sebebi; grup halinde olmalarının, hayatta kalma şanslarını arttırmasıdır. Hayvanlar işbirliği yerine devamlı olarak rekabet hainde olmayı tercih etselerdi, istikrarlı sosyal gruplar oluşturmaları ve bunu sürdürmeleri zor olurdu.

Etik, ahlak, dürüstlük gibi kavramların sadece insanlara özgü olduğunu düşünen biriyken, okuduğum bu kitap hayvanlara bakış açımı değiştirdi, onlara hayranlığım bir kez daha arttı. Umarım hayvanları daha iyi anlayacağımız zamanlar yakındır.

3 thoughts on “Hayvanlar ve Oyun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir