Kedinizin Sizden Sakladığı Sırlar

Kedinizin Sizden Sakladığı Sırlar

Kediler, gizemli, ketum aynı zamanda aristokrat canlılardır. Bu üç sebebe bağlı olarak da asla duygularını tam olarak göstermezler. Hayvan davranış uzmanları da sürekli, uzaylıdan hallice bu canlıları çözmek için debelenip duruyor. Böyle bir girizgah yaptığıma göre anladınız bence. Kedinizin sizden sakladığı sırlar var.

Kediniz, Dünyayı Sizden Farklı Görüyor

Evet, tabi ki felsefik olarak da öyle ama asıl kastettiğim o değil. Sanatçı Nickolay Lamm, veteriner ve göz doktorlarına danıştı, bizim 180 derecelik görme açımızın kedilerde 200 derece olduğunu, sanıldığı kadar keskin gözleri olmadığını öğrendi. Loş ışıkta ve gece görüşünde iyi oldukları biliniyor ancak belli bir mesafeden sonraki cisimleri bulanık gördükleri de yeni bir bilgi. Ayrıca bilim insanlarının daha önce iddia ettiği gibi ”kedilerin sadece 2 renk gördüğü” bilgisi de rafa kalktı. Kediler aslında mavi-mor ve yeşilimsi-sarı ve biraz da yeşil renkte görüyorlar.

kediler nasıl görür
Fotoğrafların kenarlarındaki bulanıklık, insanlarda (20 derece, üst) ve kedilerde (30 derece, alt) çevresel görüş alanını temsil ediyor.

Kediniz, Sadece Mutlu Olduğunda Mırlamıyor

İşte bilimin cevap bulamadığı bir soru daha. Evrenin sırrı çözülüyor, kedinin mırlaması çözülemiyor bir türlü. Kedilerin nefes alıp verme sırasında gırtlak ve diyafram kaslarını kullandıkları biliniyor. Ancak bir kedinin bu kasılmaları oluşturan ve kontrol eden merkezi sinir sisteminin bunu nasıl yaptığı hala tam olarak bilinemiyor.

”Bir kedi mırlıyorsa bu, onun keyfinin yerinde olduğunu gösterir” tezi de çürümüş durumda. Çünkü kediler aç olduklarında, korktuklarında ve yaralı durumda olduklarında da mırlıyor. Ohio State Üniversitesi’nde Kedi Uzmanı ve Veteriner olan Tony Buffington, “Tüm davranışlar tarihe, bağlama ve beklentiye bağlıdır. Yani kedilerin sadece bir nedenden dolayı mırıldanabileceğini düşünmek saflıktır – insanların sadece bir nedenden dolayı gülebileceğini düşünmek gibi. İnsanlar sevinçten, kibar olma arzusundan, şaşırdıklarında, rahatsızlık duyduklarında veya alay ettiklerinde de gülebilirler.” diyor.

Kediniz, Onu Eğitme Çabalarınızı Asla Anlamıyor

Hoşlanmadığınız bir şey yaptığında kedinize kızmak, bağırmak ya da vurmak asla çözüm alabileceğiniz şeyler değil. Çünkü kediler verdiğiniz tepkiyi, yaptığı şeyle ilişkilendiremiyor. O nedenle yapılacak en iyi şey, yapmasını istediğiniz davranışları yaptırmanın bir yolunu bulmak ve olumlu pekiştirme yöntemini kullanmak.

Ohio Eyalet Üniversitesi’nde bir veteriner olan Tony Buffington, ”Örneğin, kediniz kanepeyi pençelediğinde ona bağırmak ya da su fışkırtmak işe yaramaz. Sadece kedinizi kanepeyi tırmalamaktan vazgeçirmekle kalmaz, aynı zamanda doğal kedi içgüdülerini ifade eden kediyi de hayal kırıklığına uğratırsınız. Çevresini kullanarak kediyi eğitin. Kanepenin köşesine çift taraflı bant yapıştırın. Ardından, yakına daha çekici bir şey koyun, belki de kedi otu ya da malt sürülmüş bir tırmalama direği. Kediniz istediğinizi yaptığında onu bir ödülle ödüllendirin. Olumlu pekiştirmeyi sağlarken evin olumsuz pekiştirmeyi sağlamasına izin veriyorsunuz.” diyor.

Kediniz, Sizi İşe Yaramaz Büyük Bir Kedi Olarak Görüyor

Hayvan davranışçıları; kedilerin bizim farklı bir tür olduğumuzu anlamadığını, onlara göre; işe yaramaz, sakar, hatta belki de aptal ve daha büyük bir kedi olduğumuzu düşündüklerini söylüyorlar. Hatta onlara göre o kadar beceriksizmişiz ki, o yüzden bizimle ilgileniyor, yardım ediyor ve bu yüzden bize ölü hayvanlar getiriyorlarmış.

Kediniz, Sizinle İletişim Kurmak için Ses Çıkarıyor

Kedileri eğitme konusunda ne kadar başarılı olduğumuz tartışılır ama onların bizi eğitme konusunda oldukça iyi oldukları kesin.

”Kedi Hissi” kitabının yazarı Dr. John Bradshaw, “Kediler, belirli sesler çıkardıklarında sahiplerinin nasıl tepki verdiklerini özellikle öğrenirler. Böylece bu bilgiyi istediklerini elde etmek için kullanırlar. Kediniz muhtemelen bir odaya girmenizi, kaseye biraz daha yiyecek koymanızı veya sadece dikkatinizi vermenizi sağlamak için hangi sesleri çıkaracağını biliyordur. Birden fazla insanla birlikte yaşayan bir kedi, evin her bir üyesi için neyin işe yaradığını da öğrenir.” diyerek kimin kimi eğittiğini gayet net şekilde özetlemiş.

Kediniz, Sadece İnsanlara Miyavlıyor

Kediler bebeklik dönemlerinde; acıktıklarında ya da üşüdüklerinde annelerine miyavlar. Ancak yetişkin bir kedi başka bir kediye miyavlamaz. Bazı kediler miyavlamanın dışında ulamaya da eğilimlidir. Kedinin miyavlaması çoğunlukla; selam vermek, dikkat çekmek, bir kapıdan içeri girmek ya da dışarı çıkmak içindir. Bir kedinin aşırı miyavlaması; kendini acıkmış, susamış, huzursuz ya da sinirli hissetmesiyle ilgili olabilir. Kedinizin davranışlarında bir tuhaflık hissederseniz mutlaka bir uzman desteği almanızı öneririm.

Kediniz, Sandığınızdan Daha Stresli Olabilir

Kediler bütün gün o kanepe senin, bu berjer benim yattıklarından, çoğu insan ”kedi ve stres” kelimelerinin aynı cümlede kullanılamayacağını düşünür. Ancak kedilerin de kendilerince bir stres kaynağı olabilir. Özellikle yalnız bir kediye daha sonra getirilen kedi arkadaş, bizi mutlu ettiği kadar mutlu etmez onları. Hatta stres, aynı insanlarda olduğu gibi kedilerde de bazı tıbbi sorunlara sebep olabilir. Eve yeni bir kedi getirmeden önce iyice düşünmenizi ve kedinizin psikolojisinin buna uygun olduğundan emin olmanızı öneririm.

Kediniz, Mama-Su ve Kum Kabının Yerinden Memnun Olmayabilir

Kedinizin mama, su ve kum kabını asla gürültülü ev eşyalarının yakınına koymayın. Çünkü bize göre çok daha hassas olan kulakları, bu makinaların sesinin, onlarda huzursuzluk ve güvensizlik hissi yaratmasına sebep oluyor. Bu kapları koyacağınız yerin; ideal bir oda sıcaklığında, sessiz ve güvenli olması gerekir. Hatta öyle ki bu yer, kediniz kendini tehdit altında hissettiğinde kaçabileceği bir sığınak gibi olmalı.

Kediniz, Kutuları Seviyor

Kedilerin kutuları sevdiği aslında bir sır değil. Sır olan, neden sevdikleri. Bilim henüz bunu da tam olarak çözemedi ama bu konudaki en yaygın bir kaç teori şöyle:

  • Kediler alışılmadık bir durum ya da yeni bir çevreyle karşılaştıklarında; alanı küçük, kontrolü kolay bir bir kutuda kendilerini çok daha rahat hissederler.
  • Kediler çok da uzlaşmacı tipler değiller. Bu yüzden de bir sorunla karşılaştıklarında onunla yüzleşmek yerine kaçmayı tercih ederler. Kutu, onlar için güvenli bölgedir.
  • Kediler üşüdüklerinde; küçük, kapalı bir alan vücut sıcaklıklarını yükseltmeye yardımcı olur.

Kediniz, Sevilmekten Hoşlanmıyor Olabilir

Her kedi insan canlısı olmayabilir. Aslında sevgi ve okşanma konusunda patron kesinlikle kedilerdir. Ne zaman sevileceklerine ve ne kadar sevileceklerine ancak kendileri karar verebilir. Eğer siz kedinizi sevmek gibi bir gaflete düşmüşseniz o zaman da istemediği halde buna tahammül eder ve bu da stres seviyelerini yükseltir.

Yapılan bir araştırmada; birden fazla kedinin yaşadığı evlerde, okşanmaya izin veren kedilerin, kaçan kedilere oranla daha yüksek stres seviyesine sahip olduğu sonucuna ulaşıldı.